Ahmet Ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmet Ümit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2010 Cuma

"İnsan-ı Kamil"


“İnsan-ı kamil de ne demek?”


“Hakk’a ulaşmış insan demek. Yani Allah’la bütünleşmiş kişi. Ama o aşamaya erişmek dünyanın en zor işidir. İnsan dört ayrı mertebeden geçmek zorundadır. İşte semazenler sema boyunca bu dört ayrı mertebeden geçişi canlandırırlar. Dört ayrı mertebe, dört ayrı selamlamayla anlatılır. İlk kapı...”


Ahmet Ümit, Bab-ı Esrar, Doğan Kitap, 2008, s.61

11 Şubat 2010 Perşembe

"Kendimi Bahçe Gibi Hissettim"


“Ayılmak istedim, ayılmak için bu şaşırtıcı görüntüye dokunmak istedim. Eğildim, havuzu gümüşe boyayan dolunayın saydam tenine dokundum. Dolunay ürperdi, su ürperdi, havuz ürperdi, çiçekleri, kavakları, börtü böceğiyle, gece kuşlarıyla bütün bir bahçe ürperdi. Aynı ürperti benim de parmak uçlarımdan bütün bedenime yayıldı; kendimi bahçe gibi hissettim,...”

Ahmet Ümit, Bab-ı Esrar, Doğan Kitap, 2008, s. 56

10 Şubat 2010 Çarşamba

"Akıl Ülkesi’nin İnsanları ile Hayal Ülkesi’nin Büyücüleri..."


“Padişahlarını arayan 30 cesur kuşun yedi bilgelik vadisinden geçerek Kafdağı’na ulaşması, başı kesik şehzadenin halkını zalim devlerden kurtararak başını yeniden kazanması, Akıl Ülkesi’nin insanları ile Hayal ülkesi’nin büyücüleri arasındaki savaş...”

Ahmet Ümit, Bab-ı Esrar, Doğan Kitap, 2008, s.50

9 Şubat 2010 Salı

"Haydi Hayata İçelim"


“Çok sevdiği o Şili şarabından doldurmuştu sonra kadehlerimize. Doğacak bir yaşamı söndürme kararı alırken, “Haydi hayata içelim” demişti.


Ahmet Ümit, Bab-ı Esrar, Doğan Kitap, 2008, s.43

8 Şubat 2010 Pazartesi

Bab-ı Esrar Haftası/"Öldürmeyeceksin!"


"İşte o günah çıkarma anı ile kemerlerindeki silahlar birbirlerine tam bir karşıtlık oluşturacaktı. Yok etmenin aracı olan tabancalarla Yaradan'ın huzuruna varmak. "Öldürmeyeceksin!" diyen Tanrı'nın huzuruna ölüm getiren araçlarla çıkmak."

Ahmet Ümit, Bab-ı Esrar, Doğan Kitap, 2008, s. 33